TÜRKÇE
Ümit Aslan, Ataköy, Baklan Hadım, Denizli
 
Türkçe Dili
Arkadaşlar pek çok detayına inmeden size her gün konuştuğumuz Türkçenin nereden geldiğini anlatmaya çalışacağım.
Hani bazen insan kendi kendine soruyor kim bu kadar mucizevî bir insanmış ki Dünya’da 31 ülkenin ve 210 milyon insanın konuştuğu bu Türkçeyi icat etmiş, kitaba almış diye.
Arkadaşlar aslında Türkçeyi kimse icat etmemiş. Türkçenin tarihi MS.2’inci Yüzyılın öncelerine kadar geri gidiyormuş ve o zamanlar Dünya da bazı yerlerde Türkçe konuşulduğu saptanıyor. Bunlar sonradan bulunan Orhun anıtlarında ki yazılar ile Uygur Göktürklerinin İslamiyet üzerine yazmış oldukları bazı metinlerden ortaya çıkmış oluyor. 2’inci Yüzyıla kadar olan bu devrin adına eski Türkçe devri deniliyor.
2’inci Asırdan 13’üncü Asır’a kadar geçen zamana ise orta Türkçe devri deniliyor burada eskiden bahsettiğim Türkçenin arasına Karahallılar Türkçesi de karışıyor ve böylece yeni bir Türkçe daha doğmuş oluyor bu arada resimde de gördüğünüz gibi

Ataköy Baklan- Türk dilleri uygarlıkları

Dünyanın çeşitli yerlerinde çeşitli uygarlıklar tarafından çeşitli Türkçeler konuşuluyor gün geçtikçe bu Lehçeler Türkçeler birbirlerine yamanıyor.
13’üncü yüzyıldan sonra yeni Türkçe devri başlıyor bu devirde dünyada tüm Türkçe konuşan devletler birbirleriyle irtibata geçip tek dil tek alfabe kullanmak istediklerini beyan ederek tartışmalara giriyorlar. Bu tartışmalar 19’uncu Asır’ın sonlarına kadar sürdükten sonra 20 tane Türk dilinin 20 tane Türk alfabesinin kabulü ön görülüyor. Türkiye her ne kadar İstanbul Türkçesi dediğimiz Türkçeyi kabul etse de Türkiye de Lehçeleri kaldırmak mümkün olmamıştır misal verecek olursak İstanbul da geliyorum kelimesi; Karadeniz’de geleyrum ve Ege de geliyom gibi bölgesel Lehçelerini korumuşlardır.
Sonuç olarak Türkçe bir yama dilidir. Türkçenin içinde Fransızca, İngilizce, İtalyanca gibi daha birçok dillerden Türkçe de benimsenmiş kelimeler çokça mevcuttur ve her geçen gün de yenisi eklenmektedir, her ne kadar Türk Dil Kurumu bunlara karşı çıksa da önleyebileceği sanılmamaktadır.
Türkler şimdiye kadar Göktürk ( ), Uygur(  ), Arap( ), Kiril (TYbPK) ve Latin (TÜRK)  Alfabeleri Kullanmıştır. En son 1 Kasım 1928 de 1353 sayılı yasa ile Latin alfabesinden 29 harfi benimsemiş ve daha sonra [w] harfinde Türkçeye kabul ederek alfabesinde 30 harf olmuştur. Diğer devletlerin kullandığı Latin harflerinden farklı olarak bizim alfabemizde yumuşak g vardır.
Alfabemizde ki otuz tane harfin sekiz tanesi ünlü harflerdir. Ünlüler ikiye ayrılır kalın sesli ünlüler ve ince sesli ünlüler diye. Kalın ünlüler: a, o, u, ı, harflerinden oluşur ince sesli ünleler ise: e, ö, ü, i harflerinden oluşur. Geriye kalan sessiz harflerin de yine 8 tanesi sert sessiz harflerdir ve bunlar: f, s, t, k, ç, ş, h, p, dır. Bu harflerin aklımızda yer etmesi için aralarına sesli harf doldurup bir mana yüklersek aklımızda daha iyi yer eder. Bu da: (fıstıkçı şahap) bu kelimenin ünlülerini görmezsek geriye kalan harfler sert sessiz harflerdir.
İşte arkadaşlar Siz de yahu bu Türkçeyi kim icat etmiş diye soruyorsanız, birazcık olsun ipuçları vermeye çalıştım.

 





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Mesajın:
Ataköy, Baklan, Hadım, Denizli, köyü
 
Bu siteyi İlköğretim Öğrencilerine
tavsiye ederim
Facebook beğen
 
Reklam
 
 

Reklam
 


Sayın Yusuf Gündüzün sitesi
 
Bugün Tekil 1 ziyaretçikişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
...................................................denatakoy.tr.gg